bir kızı nasıl yemeğe davet etmek

1 yıl önce
217 kez görüntülendi

bir kızı nasıl yemeğe davet etmek

Yazarın Bir Anısı
Almanya’da yaşadığım dönemde Anja isimli kızı aylardır gözüme kestirmiştim. Sınıfça yüzmeye giderken hep yanında olmaya çalışıyordum. Yakınında bulunduğum halde bir kelime bile paylaşmamıştık. Başlangıcı yapamıyordum ama onunla olmak yetiyordu. Aşık olmuştum nedensizce. Hayır hayır, aşık olmamın sebebi belliydi ve bunun cevabı güzelliğiydi. Yeşil gözleri, kumral saçları ve harika bir fiziği vardı. Gözlerine bakmak beni heyecanlandırıyordu. İşin komik tarafı göz göze geleceğimiz anda ben gözlerimi çekerdim, utanırdım…

Gün geldi çattı… En yakın arkadaşım Jens ile planlar yapmaya başlamıştım. Anja ile alakalı tüm duygularımı, dostum Jens’e açmıştım bile. Müthiş zeki bir planla kızı sevgilim edinecektim. Gerçi sevgili kavramının nasıl olduğunu tam olarak bilmiyordum ama gerçek olan tek bir şey vardı. DUYGULARIM!

Planımız: Teneffüste Anja’yı yakalayıp, ondan hoşlandığımı söyleyecektim. İnanılmaz zeki bir plandı bu… Tek başına düşünsem, aklıma gelmezdi. Jens’in engin tecrübeleriyle bu işi başarmaya yakındım.

Teneffüs zilinin çalmasıyla, kalbimin daha hızlı atması bir oldu. Heyecanım artmıştı, vazgeçmeye yakındım. Dostum Jens’in kolumdan çekmesiyle okul binasının dışında çıktık ve Anja’yı aramaya başladık. Gördüğümüzde ise yanında gıcık kız arkadaşı vardı. Jens ikisini de durdurdu ve beni hemen dahil etti.

Ben: “Anja, sana söylemem gereken bir şey var.”

Anja: “Evet dinliyorum!”

Ben: “Ama önce arkadaşın kulaklarını kapatsın. Duymasını istemiyorum.”

Anja: “Hemen bir kapatır mısın bakalım ne diyecekmiş?” (Gayet ukala bir şekilde)

Arkadaşı “uf” çekerek kulaklarını kapatır;

Ben: “Öhöm, uff, hmm…” (1 dakika boyunca böyle gider)

Anja: “Eh söyle artık!” (sabırsızlanmıştır.)

Ben: “Senden hoşlanıyorum.”

Anja gözlerini yuvarlar ve ukala bir şekilde arkadaşına döner, kulaklarını açmasını ister. Arkadaşına söylediği cümle:

Anja: “Amaaan, benden hoşlandığını söyledi sadece. Hadi gidelim.” Der ve yavaşça gider.

Şaşkın bir şekilde Jens’e döndüm ve “Bu muydu?” der gibi bakıştık. SON.

Bir kadını randevuya en güzel nasıl davet edersin?

Hemen Kullanman Gereken Öneriler

Onu randevuya davet ettiğinde negatif tepki verme ihtimalini en aza düşüreceksin. Bu yazıda en gizli önerileri keşfedebilirsin.

“Evet” cevabını almaya başlamak için hemen önerileri okumaya başlayabilirsin.

– Pencere Açıkken Saldır

Okuduğun öyküde yaptığım hata, pencere açıkken uzunca beklememdi. Pencere kapandığında ise atağa geçtim. Sonuç ise hüsran… Ben bu dersi yıllar önce almış olsam da biliyorum ki birçok erkek hala aynı hatayı yapmaktadır. Yapılan hata ise şudur: Buluşma teklifi yapmak için çok beklemek!

Başka kelimelerle anlatacak olursam, erkeklerin çoğu “doğru anı” beklemektedirler. Bu anı beklerken, asıl teklif etmeleri gereken an çoktan kaçmış oluyor. O “nasıl buluşma teklifi ederim?” diye düşünürken, kadın penceresini kapatmış oluyor.

Hoşlandığın kadına açılmak için çok bekleme! Sana en büyük önerim bu olacaktır. Bu demek oluyor ki, kadının etrafında çok beklersen, onu sonsuza dek kaybedeceksin.

Beklememenin faydalarından bazıları şunlardır:

Sana pozitif tepki verme şansı artacaktır.
“Acaba bana ilgisi var mı?” düşüncelerini ortadan kaldırıp, duruma açıklık kazandıracaktır.
Evet dediği takdirde, onunla gerçekten vakit geçirmeni sağlayacaktır. Tek başına günlerce düşünmekten daha iyi bir seçenek…
Seni bir erkek olarak daha güçlü kılacaktır. Kadınlarla iletişimini daha rahat sürdürmeye başlayacaksın.

-Buluşma Teklifini Bu Kadar Büyütme

Kimse romantik ve tatlı olabilecek bir randevuyu dünyanın en büyük meselesi haline getirmek istemez. Bu konuda bana danışan herkese söylediğim tek bir şey var: Buluşma teklifi sonunda gerçekleşecek olan randevu, randevu değil de normal bir buluşma hali gibi olmalıdır.

Lüks bir restoranda yemek yemek ya da çeşitli çiçeklerle donatılmış buketle karşılamalar sadece film sahnelerine aittir. Yıllar öncesinde dedelerimiz bu yöntemlerle kadınlara yaklaşmıştır ama günümüzde buluşma teklifleri bu kadar gösterişli değildir.

Kısaca buluşma teklifini basit tutmanı öneriyorum. Ciddiyetten uzak durmalısın. Bu ciddiyet ve karmaşa aynı zamanda muhtaçlık göstergesidir.

Basit ve başarılı bir teklifin örneği:

“Selam Ayşe. Hafta sonu ne yapıyorsun? Gel sana bir kahve ısmarlayayım en güzelinden.”

Buluşma teklifinin basit tutulmasından sonra okumanı istediğim diğer konsept ise şudur: Etkili randevular için 5 aşamalı vazgeçilmez sistem… Bunları yaptığında hem daha etkili olacaksın hem de randevunuz daha doğal olacak:

1.Ucuz (Pahalı buluşmalara gerek yok)

2.Uygun (Basit bir buluşma olmalı)

3.Sohbet (Birbirinizi tanımaya yönelik bir buluşma olmalı)

4.Özel (İkiniz dışında kimse yanınızda olmamalı)

5. Kontrol (Tüm randevunun planı senin elinde olmalı)

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukar k